Çalışanların yıllık izin haklarıyla ilgili iki önemli gelişme gündemde. Yıllık izin sürelerinin 20, 25 ve 30 güne çıkarılmasını öngören kanun teklifi Meclis’te beklerken, Yargıtay yıllık izin ücretinin izin başlamadan önce ödenmesine ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Peki yıllık izin kaç gün, 25 gün olacak mı ve izin ücreti ne zaman ödenmeli?
Yıllık ücretli izin, çalışanların en önemli yasal haklarından biri. Son dönemde hem yıllık izin sürelerinin artırılmasına yönelik kanun teklifi hem de izin ücretinin ödeme zamanına ilişkin Yargıtay kararı çalışanların gündemine girdi.
Ancak yıllık izin sürelerinin değiştiğine ilişkin henüz yürürlüğe girmiş yeni bir düzenleme bulunmuyor. 5 Ekim 2026 itibarıyla mevcut izin süreleri uygulanmaya devam ediyor.

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bir işyerinde, deneme süresi de dahil olmak üzere en az bir yıl çalışan işçiler yıllık ücretli izin hakkı kazanıyor.
Mevcut düzenlemeye göre yıllık izin süreleri çalışanın kıdemine göre şöyle uygulanıyor:
| Hizmet Süresi | Mevcut Yıllık İzin |
|---|---|
| 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) | 14 gün |
| 5 yıldan fazla, 15 yıldan az | 20 gün |
| 15 yıl ve üzeri | 26 gün |
Bu süreler kanunda belirlenen asgari süreleri ifade ediyor. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara daha uzun yıllık izin hakkı tanınabiliyor.
18 yaş ve altındaki çalışanlar ile 50 yaş ve üzerindeki çalışanların yıllık ücretli izin süresi ise 20 günden az olamıyor. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık izin süreleri de dört gün artırılarak uygulanıyor.
Yıllık izinlerin artırılması için TBMM’ye sunulan bir kanun teklifi bulunuyor. CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir tarafından 7 Ocak 2025 tarihinde sunulan 2/2848 esas numaralı teklif, İş Kanunu'ndaki yıllık ücretli izin sürelerinin yükseltilmesini öngörüyor.
Teklif mevcut haliyle kabul edilirse izin sürelerinin şu şekilde değiştirilmesi öngörülüyor:
| Hizmet Süresi | Mevcut İzin | Teklifte Önerilen |
|---|---|---|
| 1–5 yıl | 14 gün | 20 gün |
| 5 yıldan fazla–15 yıldan az | 20 gün | 25 gün |
| 15 yıl ve üzeri | 26 gün | 30 gün |
Bu nedenle gündeme gelen “yıllık izin 25 gün olacak” ifadesi bütün çalışanları kapsamıyor. Teklifte 25 günlük süre, 5 yıldan fazla ve 15 yıldan az kıdemi bulunan çalışanlar için öngörülüyor.
Ayrıca 18 yaş ve altındaki çalışanlar ile 50 yaş ve üzerindeki çalışanlar için yıllık izin alt sınırının 25 güne yükseltilmesi de teklif kapsamında bulunuyor.
5 Ekim 2026 itibarıyla teklif henüz yasalaşmış değil. Düzenleme TBMM'de komisyon aşamasında bulunuyor. Dolayısıyla çalışanların yıllık izinlerinin 20, 25 veya 30 güne yükseltildiğini söylemek için henüz erken.
Teklifin önce ilgili komisyondaki sürecinin tamamlanması, ardından TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesi ve kanunlaşma sürecinin tamamlanması gerekiyor.
Bu nedenle şu anda kesinleşmiş bir yürürlük tarihi bulunmuyor. Düzenleme yasalaşıncaya kadar mevcut 14, 20 ve 26 günlük yıllık izin süreleri geçerliliğini koruyor.
Yıllık izin konusunda gündeme gelen bir diğer gelişme ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin izin ücretlerinin ödeme zamanına ilişkin değerlendirmesi oldu.
Kararda, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 57. maddesindeki hükme dikkat çekildi. Buna göre işverenin, yıllık ücretli iznini kullanan işçinin izin dönemine ilişkin ücretini izne başlamadan önce peşin olarak ödemesi veya avans şeklinde vermesi gerekiyor.
Yargıtay'ın değerlendirmesine göre bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi bazı durumlarda işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabilecek.
Karara konu süreç, benzer durumlarda farklı mahkemeler tarafından verilen kararların ardından Yargıtay'a taşındı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücretinin çalışanın ayrıca talepte bulunmasına gerek olmadan izin başlamadan önce ödenmesi gerektiğini değerlendirdi.
Buna göre işverenin kanundan kaynaklanan bu yükümlülüğü yerine getirmemesi, olayın koşullarına göre çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesine ve kıdem tazminatı talep etmesine dayanak oluşturabilecek.
Ancak her iş uyuşmazlığının kendi koşulları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalı.
Yargıtay kararındaki önemli ayrıntılardan biri de çalışana yasal olarak hak ettiğinden daha fazla yıllık izin kullandırılmasıyla ilgili.
Çalışana daha fazla izin verilmiş olması, işverenin yıllık izin dönemine ilişkin ücreti izin öncesinde ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor.
Dolayısıyla izin süresinin uzunluğu ile izin ücretinin ne zaman ödeneceği birbirinden ayrı yükümlülükler olarak değerlendiriliyor.
Yıllık ücretli izin hesabında izin dönemine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılmıyor.
Örneğin 14 günlük yıllık izin kullanan bir çalışanın izin dönemine denk gelen hafta tatilleri, 14 günlük yıllık izin hakkından düşülmüyor.
Çalışanın yıllık iznini kullanmak istediği tarihi de kural olarak en az bir ay önceden işverene yazılı şekilde bildirmesi gerekiyor. İzin zamanı belirlenirken çalışanın talebi ile işyerindeki çalışma koşulları birlikte değerlendiriliyor.
5 Ekim 2026 itibarıyla özel sektör çalışanları açısından yıllık ücretli izin sürelerinde yürürlüğe girmiş bir artış bulunmuyor. Mevcut sistemde kıdeme göre 14, 20 ve 26 günlük asgari süreler uygulanmaya devam ediyor.
Meclis'teki teklif yasalaşırsa bu sürelerin sırasıyla 20, 25 ve 30 güne çıkarılması mümkün olacak. Ancak teklifin yasalaşacağı tarih konusunda şu anda kesin bir takvim bulunmuyor.
Öte yandan yıllık izin ücretleri konusunda İş Kanunu'ndaki ödeme yükümlülüğü önemini koruyor. Yıllık izin dönemine ilişkin ücretin çalışan izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi gerekiyor.
Siz de aklınızdaki soruları sorabilir, konuyla ilgili fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu haber için yorum bulunmamaktadır.
eleman.net'te her gün yüzlerce yeni iş ilanı yayınlanıyor. Hayalindeki işe başlamak için özgeçmiş oluştur ve sana en uygun ilanlara başvur.
Hemen Özgeçmiş Oluştur