Başka birinin sürekli bakımına ihtiyaç duyan ağır engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılara emeklilik hesabında önemli bir hak tanınıyor. Şartları sağlayan annelerin belirli çalışma sürelerinin dörtte biri prim günlerine ilave edilirken, eklenen süre emeklilik yaşından da düşülebiliyor. Böylece 360 günlük uygun çalışma süresi için 90 gün ilave prim avantajı oluşabiliyor.
Engelli çocuğu bulunan annelerin emeklilik şartlarında uygulanan düzenleme, hem prim gün sayısını artırması hem de emeklilik yaşını öne çekebilmesi nedeniyle önem taşıyor.
Ancak uygulamadan engelli raporu bulunan çocuğu olan her anne otomatik olarak yararlanamıyor. Çocuğun sağlık durumunun mevzuatta belirtilen şartları taşıması ve gerekli değerlendirmelerin yapılması gerekiyor.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, şartları sağlayan kadın sigortalıların ilgili çalışma sürelerinin dörtte biri toplam prim ödeme gün sayılarına ekleniyor.
Örneğin kapsama giren bir annenin 360 günlük çalışma süresi bulunuyorsa bu sürenin dörtte biri olan 90 gün prim hesabına ilave ediliyor.
Buna göre örnek hesaplama:
Çalışılan süre: 360 gün
İlave süre: 90 gün
Emeklilik hesabında değerlendirilen süre: 450 gün
Böylelikle şartları sağlayan anne 360 gün çalışmasına rağmen emeklilik hesabında 450 günlük süre avantajı elde edebiliyor.
Uygulamanın sağladığı avantaj yalnızca prim gün sayısıyla sınırlı değil.
Prim ödeme gün sayısına eklenen süre aynı zamanda kadın sigortalının emeklilik yaş haddinden de indirilebiliyor.
Örneğin 360 günlük uygun çalışma karşılığında hesaplanan 90 günlük ilave süre, prim gününe eklenmesinin yanında emeklilik yaşının hesabında da dikkate alınıyor.
Bu nedenle uygulama, şartları sağlayan annelere hem daha fazla prim günü hem de daha erken emeklilik imkânı sağlayabiliyor.
Engelli çocuğu bulunan annelerin erken emeklilik hakkının hesaplanmasında 1 Ekim 2008 tarihi önem taşıyor.
Düzenleme kapsamında ilave prim ve yaş indirimi hesaplanırken 1 Ekim 2008 sonrasında geçen ve gerekli koşulların sağlandığı çalışma süreleri dikkate alınıyor.
Dolayısıyla annenin geçmişteki bütün çalışma sürelerinin otomatik olarak yüzde 25 artırılması söz konusu değil. Hesaplamada hem tarih hem de şartların hangi dönemlerde sağlandığı önem taşıyor.
Engelli çocuğu bulunan her anne bu haktan otomatik olarak yararlanamıyor.
Uygulamada çocuğun yalnızca engelli sağlık raporuna sahip olması yeterli değil. Çocuğun başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli olduğunun ilgili mevzuat kapsamında belirlenmesi gerekiyor.
Sağlık kurulu değerlendirmeleri ve SGK tarafından gerçekleştirilen incelemeler de hakkın belirlenmesinde önem taşıyor.
Bu nedenle “engelli çocuğu bulunan bütün anneler erken emekli olabilir” şeklinde bir değerlendirme doğru değil. Her başvuru kendi şartları kapsamında inceleniyor.
Uzun çalışma sürelerinde ilave prim avantajı da artabiliyor.
Örneğin gerekli koşulların kesintisiz olarak sağlandığı 18 yıllık bir çalışma süresi üzerinden örnek hesaplama yapılabilir.
360 gün üzerinden:
18 yıl x 360 gün = 6.480 gün
Bu sürenin dörtte biri ise:
6.480 / 4 = 1.620 gün
oluyor.
Tüm şartların 18 yıllık dönem boyunca sağlandığı varsayıldığında 1.620 gün prim süresine eklenebiliyor. Böylece hesaplamada dikkate alınan süre 8.100 güne kadar çıkabiliyor.
Aynı 1.620 günlük süre emeklilik yaşından da indirilebiliyor.
Ancak bu hesaplama, her annenin otomatik olarak 1.620 gün veya yaklaşık 4,5 yıl erken emekli olacağı anlamına gelmiyor. Avantajın miktarı, şartların ne kadar süre boyunca sağlandığına göre değişiyor.
Engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılar için herkes açısından geçerli tek bir erken emeklilik süresi bulunmuyor.
Emeklilik tarihi hesaplanırken;
ilk sigorta başlangıç tarihi,
toplam prim ödeme gün sayısı,
sigortalılık statüsü,
tabi olunan emeklilik yaş şartı,
çocuğun sürekli bakım ihtiyacının bulunduğu dönem,
annenin bu dönemdeki çalışma süreleri
birlikte değerlendiriliyor.
Bu nedenle bir anne için sağlanan avantaj ile başka bir annenin emeklilik hesabı aynı olmayabilir.
Engelli çocuğu bulunan annelere sağlanan ilave prim ve yaş indirimi önemli bir emeklilik avantajı oluşturuyor. Ancak yalnızca çalışma süresinin dörtte birini hesaplayarak kesin emeklilik tarihi belirlemek mümkün değil.
Kişinin sigorta başlangıcı, hizmet dökümü ve tabi olduğu emeklilik şartları da hesaplamaya dahil ediliyor. Bu nedenle kesin emeklilik tarihinin belirlenmesi için sigortalılık geçmişinin ve SGK kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Siz de aklınızdaki soruları sorabilir, konuyla ilgili fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu haber için yorum bulunmamaktadır.
eleman.net'te her gün yüzlerce yeni iş ilanı yayınlanıyor. Hayalindeki işe başlamak için özgeçmiş oluştur ve sana en uygun ilanlara başvur.
Hemen Özgeçmiş Oluştur