İşveren meslek hastalığını SGK'ya bildirmezse ne olur, işçiye tazminat ödenir mi? Çalışma koşulları nedeniyle ortaya çıkan meslek hastalıklarının Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilmesi, işverenlerin yasal yükümlülükleri arasında yer alıyor. Ancak bazı çalışanlar, hastalıklarının iş kaynaklı olmasına rağmen SGK'ya bildirilmediğini fark edebiliyor. Peki, işveren meslek hastalığını bildirmezse ceza alır mı, işçi kendi başvurusunu yapabilir mi? İşte meslek hastalığı bildirimi, SGK süreci ve çalışanların tazminat haklarına ilişkin merak edilenler...

Meslek hastalığı, çalışanın yaptığı işin niteliği veya işyerindeki çalışma koşulları nedeniyle ortaya çıkan geçici ya da sürekli sağlık sorunlarını ifade eder.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâli olarak tanımlanır.
Meslek hastalıklarına örnek olabilecek sağlık sorunları arasında şunlar bulunur:
Gürültülü ortamlarda çalışanlarda mesleki işitme kaybı
Un tozuna maruz kalan fırın çalışanlarında mesleki astım
Kimyasal maddelerle çalışanlarda kontakt dermatit
Silika tozuna maruz kalan çalışanlarda silikozis
Tekrarlayan el ve bilek hareketleriyle ilişkili karpal tünel sendromu
Belirli kimyasal ve fiziksel etkenlerle ilişkili solunum yolu hastalıkları
Ancak bir hastalığın bu örnekler arasında bulunması, her vakada otomatik olarak meslek hastalığı kabul edileceği anlamına gelmez. Hastalık ile yapılan iş arasındaki ilişkinin yetkili merciler tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Evet. İşverenler, mevzuatta belirtilen koşulların oluşması hâlinde meslek hastalığını SGK'ya bildirmekle yükümlüdür.
5510 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre 4/a kapsamında çalışan sigortalının meslek hastalığına tutulduğunun öğrenilmesi veya bu durumun işverene bildirilmesi üzerine, işverenin üç iş günü içinde SGK'ya bildirim yapması gerekir.
Bu süre, hastalığın işveren tarafından öğrenilmesi ya da işverene bildirilmesiyle bağlantılıdır.
İşverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, hastalığın SGK tarafından incelenmesini engelleyen kesin bir durum değildir. Çalışan da meslek hastalığının tespiti için ilgili kurumlara başvurabilir.
İşverenin meslek hastalığını süresi içinde SGK'ya bildirmemesi, idari yaptırımlara ve bazı mali sorumluluklara neden olabilir.
Bildirim yükümlülüğünün ihlal edilmesi durumunda uygulanabilecek sonuçlar, 5510 ve 6331 sayılı kanunların ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Ayrıca SGK, meslek hastalığının geç bildirilmesi veya bildirilmemesi nedeniyle oluşan belirli gider ve ödemeleri, kanuni şartlar kapsamında işverenden talep edebilir.
Bildirim yapılmaması, işçinin meslek hastalığı nedeniyle sahip olabileceği sosyal güvenlik haklarının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Çalışan, sağlık sorununun yaptığı işle bağlantılı olduğunu düşünüyorsa öncelikle sağlık kuruluşuna başvurarak durumunu değerlendirmeye aldırabilir.
Meslek hastalığının tespiti için SGK'ya başvuru yapılması ve gerekli sağlık incelemelerinin gerçekleştirilmesi mümkündür.
Çalışanın başvuru sürecinde izlemesi gereken temel adımlar şunlardır:
Sağlık şikâyetleri için muayene olmak ve çalışma koşullarını hekime açıklamak.
Hastalıkla ilgili sağlık raporlarını ve tetkik sonuçlarını saklamak.
İşyerindeki maruziyetleri ve çalışma koşullarını gösteren belgeleri toplamak.
Meslek hastalığı şüphesiyle SGK'ya başvurmak.
Gerekli görülmesi durumunda yetkili sağlık kuruluşlarında değerlendirmeden geçmek.
SGK'nın meslek hastalığına ilişkin tespit ve karar sürecini takip etmek.
Meslek hastalığının tespitinde sağlık kurulu raporları, tıbbi belgeler ve çalışma koşullarına ilişkin bilgiler önem taşır.
Meslek hastalığı nedeniyle çalışmaya devam edemeyen işçilerin en çok araştırdığı konulardan biri kıdem tazminatı hakkıdır.
Meslek hastalığı tanısı almak, tek başına kıdem tazminatına otomatik olarak hak kazanıldığı anlamına gelmez.
İşçinin sağlık durumunun yaptığı işi sürdürmesine engel olması, iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiği ve kıdem tazminatı için gerekli diğer koşullar birlikte değerlendirilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde, işin yapılmasının işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması belirli koşullarda işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanıyan sağlık sebepleri arasında yer alır.
Bu kapsamda iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdiren ve kıdem tazminatının diğer koşullarını taşıyan işçiler kıdem tazminatına hak kazanabilir.
İşverenin meslek hastalığını SGK'ya bildirmemesi ise tek başına her durumda kıdem tazminatı doğuran bir neden olarak değerlendirilmemelidir.
Meslek hastalığı nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanan işçilerin alacağı tutar, çalışma süresine ve kıdem tazminatına esas giydirilmiş brüt ücretine göre hesaplanır.
Genel hesaplama esasına göre her tam hizmet yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret dikkate alınır. Bir yıldan artan süreler de orantılı şekilde hesaplamaya katılır.
Ancak kıdem tazminatında ilgili fesih tarihinde geçerli olan yasal tavan uygulanır.
Meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle işten ayrılmayı değerlendiren çalışanlar, kıdem tazminatına hak kazanmaları durumunda alabilecekleri yaklaşık tutarı Eleman.net Kıdem Tazminatı Hesaplama aracını kullanarak hesaplayabilir.
Hesaplama yaparken işe giriş tarihi, işten ayrılma tarihi ve brüt ücret gibi bilgilerin doğru girilmesi önemlidir.
Hesaplama sonucu tahmini tutarı gösterir; işçinin kıdem tazminatına hukuken hak kazanıp kazanmadığını tek başına belirlemez.
SGK tarafından meslek hastalığı kabul edilen durumlarda, ilgili şartları karşılayan sigortalılar geçici iş göremezlik ödeneğinden veya sürekli iş göremezlik gelirinden yararlanabilir.
Geçici iş göremezlik ödeneği, meslek hastalığı nedeniyle geçici olarak çalışamayan sigortalılara kanuni şartlar kapsamında sağlanan ödemedir.
Sürekli iş göremezlik geliri ise meslek hastalığı sonucunda meslekte kazanma gücü kaybı SGK tarafından en az yüzde 10 olarak belirlenen sigortalılar için gündeme gelebilir.
Bu ödemelerin hesaplanması, sigortalının kazancı, iş göremezlik durumu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre değişir.
Meslek hastalığı nedeniyle talep edilebilecek maddi veya manevi tazminat ile kıdem tazminatı farklı hukuki haklardır.
Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin kanunda belirtilen koşullarla sona ermesine bağlıdır.
Meslek hastalığına dayalı maddi ve manevi tazminat talepleri ise olayın özelliklerine, zarara, kusur durumuna ve diğer hukuki koşullara göre değerlendirilir.
SGK tarafından bağlanabilecek iş göremezlik geliri de bu tazminatlardan farklı bir sosyal güvenlik hakkıdır.
4/a kapsamındaki sigortalının meslek hastalığının öğrenilmesi veya işverene bildirilmesi üzerine, işverenin üç iş günü içinde SGK'ya bildirim yapması gerekir.
Evet. Çalışan, meslek hastalığının tespit edilmesi amacıyla SGK'ya başvurabilir ve gerekli sağlık incelemelerinin yapılmasını talep edebilir.
Bildirim yapılmaması tek başına bütün tazminat haklarını ortadan kaldırmaz. Ancak hastalığın tespiti, ispatı ve hukuki süreler açısından gecikmeler yaşanabilir.
Sağlık durumunun işin sürdürülmesini tehlikeli hâle getirdiği ve kanuni şartların oluştuğu durumlarda işçinin haklı nedenle fesih hakkı gündeme gelebilir.
Kıdem tazminatı tutarı, çalışanın hizmet süresi, giydirilmiş brüt ücreti ve geçerli kıdem tazminatı tavanına göre belirlenir. Hesaplama için Eleman.net Kıdem Tazminatı Hesaplama aracından yararlanılabilir.
Siz de aklınızdaki soruları sorabilir, konuyla ilgili fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu haber için yorum bulunmamaktadır.
eleman.net'te her gün yüzlerce yeni iş ilanı yayınlanıyor. Hayalindeki işe başlamak için özgeçmiş oluştur ve sana en uygun ilanlara başvur.
Hemen Özgeçmiş Oluştur