Çalışanlar günün önemli bir bölümünü iş arkadaşlarıyla birlikte geçiriyor. Aynı toplantılara katılmak, ortak projelerde çalışmak, öğle yemeklerine çıkmak ve gün içinde yaşanan sorunları paylaşmak zamanla iş ilişkilerinin arkadaşlığa dönüşmesini sağlayabiliyor. Peki, iş arkadaşlarıyla yakın olmak çalışma hayatını nasıl etkiliyor? İş yerinde arkadaşlık verimi artırıyor mu, yoksa profesyonel ilişkileri zorlaştırıyor mu?

Bir çalışan haftanın büyük bölümünde aynı kişilerle iletişim kuruyor. Bu nedenle çalışma ortamındaki ilişkiler yalnızca işlerin yürütülmesi açısından değil, çalışanın şirkette kendisini nasıl hissettiği açısından da önem taşıyor.
İş arkadaşlarıyla rahat iletişim kurabilen çalışanlar sorun yaşadıklarında daha kolay destek isteyebilir, fikirlerini paylaşabilir ve ekip çalışmalarına daha fazla dahil olabilir.
Özellikle yeni işe başlayanlar açısından ekip içerisinde kurulan ilk ilişkiler, şirkete uyum sürecini de etkileyebiliyor.
Maaş, yan haklar ve kariyer fırsatları çalışanların iş tercihinde önemli olsa da çalışma arkadaşları da iş deneyiminin önemli parçalarından biri.
Çalışanın sevdiği ve iletişim kurabildiği bir ekiple çalışması, işe gelme motivasyonunu olumlu etkileyebilir. Hatta bazı çalışanlar iş değiştirmeyi düşündüğünde geride bırakacağı çalışma arkadaşlarını da kararının bir parçası olarak değerlendirebilir.
Bu nedenle şirket açısından güçlü ekip ilişkileri yalnızca sosyal bir konu değil, çalışan bağlılığı açısından da dikkate alınabilecek bir unsur haline geliyor.
İş yerindeki arkadaşlıklar günlük çalışma hayatını kolaylaştırabilir. Çalışanların birbirlerinin çalışma biçimlerini tanıması iletişimi hızlandırırken, zor dönemlerde ekip içerisinde destek mekanizması oluşmasını sağlayabilir.
İyi ilişkilerin bulunduğu ekiplerde çalışanlar soru sormaktan veya yardım istemekten daha az çekinebilir.
İş arkadaşlıklarının başka bir avantajı ise kurum içi iletişimi daha doğal hale getirmesi. Birbirini tanıyan çalışanlar fikir ayrılıklarını daha rahat konuşabilir ve ortak çözüm üretmekte daha başarılı olabilir.
İş arkadaşlığı her zaman avantaj sağlamayabilir. Profesyonel sınırların ortadan kalkması bazı durumlarda sorunlara yol açabilir.
Örneğin yakın arkadaşların aynı ekip içerisinde birbirlerine ayrıcalık gösterdiği düşüncesinin oluşması, diğer çalışanlarda rahatsızlık yaratabilir. Yönetici ile çalışan arasındaki aşırı yakınlık da ekip içerisinde adalet algısını etkileyebilir.
Bu nedenle arkadaşlık ile profesyonel ilişkinin sınırlarını korumak önem taşıyor.
Çalışanların işten ayrılma nedenleri arasında ücret, yönetici ilişkileri, kariyer olanakları, çalışma koşulları ve iş-özel hayat dengesi gibi pek çok faktör bulunuyor.
Ancak ekip ilişkileri de bu karar üzerinde etkili olabiliyor.
Sürekli çatışmanın yaşandığı, iletişimin zayıf olduğu veya çalışanın kendisini dışlanmış hissettiği bir çalışma ortamı zaman içerisinde iş değiştirme isteğini artırabilir.
Buna karşılık güçlü ekip ilişkileri, çalışan açısından iş yerinin yalnızca “çalışılan şirket” değil, sosyal bağların da bulunduğu bir ortam haline gelmesini sağlayabilir.
Yakın çalışılan bir kişinin şirketten ayrılması özellikle küçük ekiplerde daha fazla hissedilebilir.
Çalışan bir yandan arkadaşının yokluğuna alışmaya çalışırken diğer yandan ayrılan kişinin görevlerinin geçici olarak ekip içerisinde paylaşılması nedeniyle iş yükü artışı yaşayabilir.
Peş peşe yaşanan ayrılıklar ise çalışanlarda “Acaba ben de iş değiştirmeli miyim?” düşüncesini tetikleyebilir.
Bu nedenle şirketlerin çalışan ayrılıklarını yalnızca boşalan pozisyon açısından değil, geride kalan ekibin motivasyonu açısından da değerlendirmesi önemli.
Şirketlerin çalışanları arkadaş olmaya zorlaması mümkün değil. Ancak çalışanların doğal biçimde iletişim kurabilecekleri bir çalışma ortamı oluşturulabilir.
Ortak projeler, ekip toplantıları, şirket içi etkinlikler, yeni çalışanların ekiple tanıştırılması ve farklı departmanların bir araya gelebileceği organizasyonlar iletişimi destekleyebilir.
Buradaki önemli nokta ise şirket etkinliklerinin çalışan açısından yeni bir zorunluluğa dönüşmemesi.
Aslında ikisinden birini seçmek gerekmiyor.
Çalışma arkadaşlarıyla samimi ilişkiler kurarken profesyonel sınırları korumak mümkün. Önemli olan kişisel yakınlığın iş dağılımı, performans değerlendirmesi ve şirket kararlarının önüne geçmemesi.
Sonuç olarak iyi bir çalışma arkadaşı bazen yüksek maaş kadar konuşulmasa da çalışan deneyiminin önemli parçalarından biri olabiliyor. İnsanların kendilerini rahat hissettikleri, fikirlerini paylaşabildikleri ve gerektiğinde destek alabildikleri ekipler hem çalışanların günlük motivasyonuna hem de şirket içindeki iş birliğine katkı sağlayabiliyor.
Siz de aklınızdaki soruları sorabilir, konuyla ilgili fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu haber için yorum bulunmamaktadır.
eleman.net'te her gün yüzlerce yeni iş ilanı yayınlanıyor. Hayalindeki işe başlamak için özgeçmiş oluştur ve sana en uygun ilanlara başvur.
Hemen Özgeçmiş Oluştur