Bir dönem iş dünyasının en çok konuşulan kavramlarından biri “sessiz istifa”ydı. Çalışanlar işlerinden ayrılmıyor ancak görev tanımlarının dışına çıkmıyor, kariyerlerini işlerinin merkezine koymak yerine belirli sınırlar çiziyordu. Ardından sık iş değiştirmeyi ifade eden “job hopping” gündeme geldi. Şimdi ise çalışan davranışlarında tam tersi bir eğilim dikkat çekiyor: Job hugging.
Türkçeye “işine sarılmak” veya “işine sıkıca tutunmak” şeklinde çevrilebilecek job hugging, çalışanların mevcut işlerinden memnun olmasalar dahi iş değiştirme konusunda daha temkinli davranmasını ifade ediyor.
Peki, çalışanlar neden işlerine daha sıkı sarılıyor? Job hugging ile sessiz istifa arasındaki fark ne? İşine bağlı olmakla işini kaybetmekten korktuğu için kalmak aynı şey mi?

Job hugging, bir çalışanın mevcut işini bırakmak veya yeni fırsatları değerlendirmek yerine bulunduğu pozisyonda kalmayı daha güvenli görmesi olarak tanımlanabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. Job hugging yapan çalışan mutlaka işinden çok memnun olduğu için kalmıyor. Çalışma koşullarından, maaşından veya kariyer olanaklarından memnun olmadığı halde yeni bir işe geçmenin yaratacağı belirsizliği daha büyük bir risk olarak değerlendirebiliyor.
Başka bir ifadeyle çalışan:
“İşimi çok seviyorum, bu nedenle burada kalıyorum” yerine “Şu anda iş değiştirmek için doğru zaman olmayabilir” düşüncesiyle hareket edebiliyor.
Bu nedenle job hugging, klasik anlamdaki çalışan bağlılığından farklı bir davranış olarak değerlendiriliyor.
Sessiz istifa döneminde çalışanların temel yaklaşımı iş ile özel hayat arasındaki sınırları yeniden belirlemekti. Çalışan işinden ayrılmıyor ancak kendisinden beklenenin üzerinde sorumluluk almak istemiyordu.
Job hugging’de ise odak noktası değişiyor. Çalışan mevcut işini kaybetmemeyi ve sahip olduğu güvenli alanı korumayı önceliklendiriyor.
İki kavram arasındaki temel fark şöyle özetlenebilir:
| Sessiz İstifa | Job Hugging |
|---|---|
| Çalışan işinde kalır ancak sınırlarını belirler | Çalışan mevcut işine daha sıkı tutunur |
| Fazladan sorumluluk almaktan kaçınabilir | İş değiştirme konusunda risk almak istemeyebilir |
| İş-yaşam dengesi ön plana çıkar | İş güvencesi ve istikrar ön plana çıkar |
| “Görevimi yaparım, fazlasını değil” yaklaşımı görülebilir | “Şimdilik bulunduğum yerde kalmak daha güvenli” düşüncesi öne çıkar |
| İşten ayrılmak şart değildir | Yeni işe geçme konusunda özellikle temkinlidir |
Dolayısıyla sessiz istifanın tamamen bittiğini söylemek doğru değil. Ancak iş dünyasında çalışanların davranışlarını açıklamak için kullanılan kavramlara job hugging de eklenmiş durumda.
Job hugging davranışının arkasında tek bir neden bulunmuyor. Ekonomik koşullardan teknolojik dönüşüme kadar birçok faktör çalışanların iş değiştirme kararını etkileyebiliyor.
Belirsizliğin arttığı dönemlerde çalışanlar sahip oldukları düzenli geliri ve mevcut pozisyonlarını kaybetmek istemeyebilir.
Yeni bir şirkete geçmek daha yüksek maaş veya daha iyi bir unvan sağlayabilecek olsa bile yeni iş yerindeki deneme süreci, şirket kültürü ve pozisyonun geleceği gibi bilinmeyenler çalışan açısından risk oluşturabilir.
Bu nedenle çalışan, mevcut işinin sorunlarını bilmediği bir işin risklerine tercih edebilir.
Yapay zekânın iş dünyasında giderek daha fazla kullanılması bazı mesleklerin ve görev tanımlarının geleceğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Çalışanlar “Mesleğim birkaç yıl sonra nasıl değişecek?”, “Yeni işimde pozisyonum güvende olacak mı?” veya “Hangi becerilere ihtiyacım olacak?” gibi soruların yanıtlarını arıyor.
Bu belirsizlik de bazı çalışanların yeni bir kariyer hamlesi yapmak yerine mevcut pozisyonlarını korumayı tercih etmesine yol açabiliyor.
İş değiştirmek yalnızca yeni bir maaş anlamına gelmiyor. Çalışanın yeni yöneticilere, ekibe, kurum kültürüne ve çalışma düzenine uyum sağlaması gerekiyor.
Mevcut işinde belirli bir kıdem ve düzen elde etmiş çalışan için bütün bunlardan vazgeçmek kolay olmayabilir.
Özellikle yeni iş teklifinin mevcut koşullardan belirgin biçimde daha iyi olmadığı durumlarda çalışan “bildiğim yerde kalayım” yaklaşımını benimseyebilir.
CV hazırlamak, ilanları takip etmek, başvuru yapmak ve birden fazla mülakata katılmak uzun bir süreç haline gelebiliyor.
Çalışan bir kişi için tüm bunları mevcut işiyle birlikte yürütmek ayrıca zaman ve enerji gerektiriyor. Sonuç alınacağına dair güvenin düşük olduğu dönemlerde çalışanlar iş aramayı erteleyebiliyor.
İşverenler açısından en kritik noktalardan biri burada ortaya çıkıyor.
Bir şirkette çalışan devir oranının düşük olması her zaman çalışanların şirketten memnun olduğu anlamına gelmeyebilir.
Bir çalışan aynı şirkette uzun süredir çalışıyor olabilir ancak bunun nedeni kurum kültüründen memnun olması, yöneticisini sevmesi veya kariyer fırsatlarından yararlanması olmayabilir. Dışarıdaki seçenekleri yeterince güvenli bulmadığı için de işinde kalıyor olabilir.
Bu nedenle çalışan bağlılığı ile iş değiştirmekten çekinmek birbirinden ayrılmalı.
İşverenlerin yalnızca “Çalışanlarımız ayrılmıyor” sonucuna bakması yanıltıcı olabilir.
Asıl sorulması gereken soru şudur:
“Çalışanlarımız burada kalmak istedikleri için mi kalıyor, yoksa ayrılmaktan çekindikleri için mi?”
Mevcut işte kalmak tek başına olumsuz bir durum değil. Hatta çalışan için doğru kariyer kararı da olabilir.
Risk, yalnızca korku nedeniyle uzun süre aynı noktada kalındığında ortaya çıkıyor.
Çalışan yeni sorumluluklar almıyor, becerilerini geliştirmiyor ve kariyer hedeflerinden uzaklaşıyorsa güvenli görünen mevcut pozisyon zaman içerisinde kariyer durgunluğuna dönüşebilir.
Örneğin çalışan üç yıl boyunca iş değiştirmeyebilir ancak bu süre içerisinde yeni bir uzmanlık kazanıyor, terfi ediyor veya farklı projelerde görev alıyorsa kariyer gelişimi devam ediyor demektir.
Buna karşılık yalnızca işini kaybetme endişesiyle aynı görevleri sürdüren ve kendisini geliştirmeyen çalışan için job hugging uzun vadede dezavantaj yaratabilir.
İlk bakışta çalışanların iş değiştirmek istememesi şirketler açısından olumlu görünebilir. İşe alım maliyetleri azalabilir, deneyimli çalışanların kurumda kalması kolaylaşabilir ve ekiplerde süreklilik sağlanabilir.
Ancak çalışanların şirkette kalması tek başına yeterli değil.
Motivasyonu düşük ancak iş değiştirmekten çekindiği için kurumda kalan çalışanların sayısının artması; verimlilik, yenilikçilik ve çalışan deneyimi açısından sorun yaratabilir.
Bu nedenle işverenlerin job hugging dönemini yalnızca düşük çalışan devir oranı olarak değerlendirmemesi gerekiyor.
Çalışanların gelişim olanakları, ücret beklentileri, iş yükü, yönetici ilişkileri ve kariyer planları düzenli olarak takip edilmeli.
Job hugging, şirketlere çalışanlarını elde tutmak için önemli bir fırsat da sunuyor.
Çalışan şu anda başka bir işe geçmek istemiyor olabilir. Ancak bu, gelecekte de aynı şirkette kalacağı anlamına gelmez.
İş piyasasının hareketlenmesiyle birlikte bugün risk almak istemeyen çalışanlar yeniden iş aramaya başlayabilir.
Bu nedenle şirketlerin çalışanlarına eğitim ve gelişim fırsatları sunması, kariyer yollarını görünür hale getirmesi, başarıyı ödüllendirmesi ve çalışanların beklentilerini düzenli olarak dinlemesi önem taşıyor.
Çalışanın şirkette kalmasını sağlayan unsur korku değil, gerçek çalışan bağlılığı olmalı.
Uzun süredir iş değiştirmemek tek başına job hugging yaptığınız anlamına gelmez.
Ancak işinizden memnun olmadığınız halde yalnızca yeni bir iş bulamamaktan korktuğunuz için kalıyorsanız, yeni fırsatları değerlendirmekten sürekli kaçınıyorsanız veya kariyerinizin ilerlemediğini düşündüğünüz halde değişiklik yapmayı riskli buluyorsanız job hugging davranışı gösteriyor olabilirsiniz.
Bu noktada hemen istifa etmek yerine kariyer durumunuzu değerlendirmek daha doğru olabilir.
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Bu işte kalıyorum çünkü burada olmak istiyorum, yoksa başka bir seçeneğe geçmekten korktuğum için mi?”
Bu sorunun yanıtı, bir sonraki kariyer adımınızı belirlemenize yardımcı olabilir.
Sessiz istifanın tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Çalışan davranışları tek bir kariyer trendiyle açıklanamayacak kadar farklılık gösteriyor.
Ancak son dönemde iş dünyasında iş değiştirme isteğinin yerini daha temkinli kariyer kararlarının aldığı görülüyor. Bu değişimi anlatmak için kullanılan kavramlardan biri de job hugging.
Bir dönem çalışanların “Daha iyi bir fırsat bulursam giderim” yaklaşımı ön plandayken bugün bazı çalışanlarda “Mevcut işimi kaybetmeyeyim” düşüncesi daha baskın hale gelebiliyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde hem çalışanların hem de işverenlerin yalnızca “Kim işten ayrılıyor?” sorusuna değil, “Kim neden kalıyor?” sorusuna da odaklanması gerekecek.
Korn Ferry’nin değerlendirmelerinde de benzer bir ayrım öne çıkıyor: çalışanların isteyerek ve gelişim fırsatları gördüğü için kalması değerli bir bağlılık yaratırken, korku veya seçenek eksikliği nedeniyle kalması motivasyon kaybı ve kariyer durgunluğu riski taşıyabiliyor. Ayrıca uzmanlar, iş piyasası yeniden hareketlendiğinde bugün işine sıkıca tutunan çalışanların bir bölümünün yeniden iş değiştirmeye yönelebileceğine dikkat çekiyor.
Siz de aklınızdaki soruları sorabilir, konuyla ilgili fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu haber için yorum bulunmamaktadır.
eleman.net'te her gün yüzlerce yeni iş ilanı yayınlanıyor. Hayalindeki işe başlamak için özgeçmiş oluştur ve sana en uygun ilanlara başvur.
Hemen Özgeçmiş Oluştur