Türkiye ilaç sektöründe yerli üretim, Ar-Ge ve insan kaynağı yatırımlarıyla büyümesini sürdüren VEM İlaç, yeni üretim yatırımlarıyla birlikte istihdam kapasitesini de önemli ölçüde artırmaya hazırlanıyor. Şirketin büyüme yolculuğunu, kurum kültürünü ve gelecek dönem hedeflerini VEM İlaç Genel Müdürü Erhan Baş ile konuştuk.
2000 yılında başlayan yolculuğunu yüzde 100 yerli sermayeyle sürdüren VEM İlaç, Çerkezköy’de yıllık yaklaşık 80 milyon kutuluk üretim kapasitesine sahip tesisinin ardından Lüleburgaz’da önemli bir yatırıma imza atıyor. 162 bin metrekare kapalı alana sahip yeni tesisin tam kapasiteye ulaştığında yıllık 500 milyon kutu üretim kapasitesine ulaşması hedefleniyor.
Bu büyümenin istihdama da doğrudan yansıması bekleniyor. Erhan Baş, Lüleburgaz tesisinin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte bugün 1.800 olan toplam çalışan sayısının 4.000’in üzerine çıkmasının öngörüldüğünü belirtiyor. Üretim, kalite, Ar-Ge, mühendislik, ruhsatlandırma ve uluslararası pazarlar ise önümüzdeki dönemde nitelikli insan kaynağı ihtiyacının artması beklenen alanlar arasında yer alıyor.
Peki VEM İlaç yeni çalışanlarında hangi özellikleri arıyor? İlaç sektöründe yapay zekâ ve dijitalleşmeyle birlikte hangi yetkinlikler öne çıkacak? Gençler kariyerlerinin ilk yıllarında nelere yatırım yapmalı?
VEM İlaç Genel Müdürü Erhan Baş, tüm bu soruları Eleman.net için yanıtladı.

1-Erhan Bey, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı, bugüne kadar hangi görevlerde bulundunuz ve yolunuz VEM İlaç ile nasıl kesişti?
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Ardından Boğaziçi Üniversitesi’nde Biyomedikal Mühendislik yüksek lisansımı tamamladım. Yönetim, strateji ve liderlik alanındaki birikimimi ise Boğaziçi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, London Business School, The Wharton School ve Harvard Üniversitesi gibi saygın kurumlarda katıldığım üst düzey yönetici programlarıyla geliştirdim.
İlaç sektöründeki kariyerime 1990 yılında Ürün Müdürü olarak başladım. Sonraki yıllarda farklı sorumluluklar üstlendim ve 16 yıl boyunca Bilim İlaç’ın Genel Müdürlüğü görevini yürüttüm Ardından Genveon İlaç’ta Genel Müdür olarak şirketin yeniden yapılanma ve büyüme sürecine liderlik ettim.
2025 yılı başından bu yana VEM İlaç Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. Bugün odağım; VEM’in güçlü üretim ve Ar-Ge altyapısını, büyüme potansiyelini ve uluslararası hedeflerini aynı stratejik çerçevede buluşturarak şirketi hem Türkiye’de hem de global pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımak.
İş hayatının dışında sporun da yaşamımda önemli bir yeri oldu. 1978-1984 yılları arasında Beşiktaş Basketbol A Takımı’nda profesyonel olarak forma giydim. Bugün de farklı sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler üstleniyor, KALDER’de Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarımı sürdürüyorum.
2-VEM İlaç’ı ilk kez tanıyacak okuyucularımız için şirketin hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz? Bugün VEM İlaç nasıl bir yapıya sahip ve sektörde kendisini nasıl konumlandırıyor?
VEM İlaç, 2000 yılında başlayan yolculuğunda yerli üretim, Ar-Ge ve insan kaynağına yaptığı yatırımlarla istikrarlı biçimde büyüyen, yüzde 100 yerli sermayeli bir ilaç şirketi. Bugün güçlü üretim ve Ar-Ge altyapımız, büyüme potansiyelimiz ve uluslararası hedeflerimizle önemli bir dönüşüm dönemindeyiz. Temel odağımız; Türkiye’deki gücümüzü global vizyonumuzla birleştirerek sağlıklı ve sürdürülebilir büyümeyi devam ettirmek, organizasyonumuzu geleceğe hazırlamak ve VEM’i hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir üretim ve sağlık markası haline getirmek.
Şirketin üretici kimliği açısından en önemli dönüm noktalarından biri, 2013 yılında Çerkezköy’de ilk üretim tesisinin hayata geçirilmesi oldu. Bugün Çerkezköy tesisimiz yıllık yaklaşık 80 milyon kutuluk üretim kapasitesine sahip.
Bu yolculuğun bir sonraki büyük adımını ise şirketimizin vizyonu ve stratejik planlaması doğrultusunda Lüleburgaz’da attık. 162 bin metrekare kapalı alanıyla Türkiye’nin ve içinde bulunduğumuz bölgenin en büyük ilaç üretim tesisi olan Lüleburgaz, tam kapasiteye ulaştığında yıllık 500 milyon kutu üretim kapasitesine sahip olacak. Ölçek, teknoloji, verimlilik ve sürdürülebilirliği aynı yapı içinde buluşturan bu tesis; ürün portföyümüzü genişletmemize, yeni tedavi alanlarına girmemize ve uluslararası pazarlardaki büyümemizi hızlandırmamıza önemli katkı sağlayacak.
Lüleburgaz’ı aynı zamanda geleceğin üretim modelinin somut bir karşılığı olarak görüyoruz. İleri teknolojiyle donatılmış altyapısı, Ar-Ge ile entegre süreçleri ve küresel standartlardaki üretim anlayışı, VEM’in önümüzdeki dönem büyümesinin en güçlü dayanaklarından biri olacak.
Bugün hastane pazarında kutu bazında son beş yıldır lider konumdayız. Bunun yanında solunum, oftalmoloji, nefroloji, üreme sağlığı, alerji ve farklı kronik hastalık alanlarında güçlü ve giderek genişleyen bir ürün portföyümüz var. Önümüzdeki dönemde hem mevcut olduğumuz alanlarda gücümüzü artıracak hem de yeni ürünler ve yeni tedavi alanlarıyla büyümemizi sürdüreceğiz.
3-İlaç sektörü hem insan sağlığına doğrudan dokunan hem de büyük sorumluluk gerektiren bir alan. Sizce bu sektörde başarılı ve kalıcı olmanın olmazsa olmazları neler?
Her sektörde olduğu gibi ilaç sektöründe de büyümek, güçlü iş sonuçları elde etmek ve rekabetçi bir konuma sahip olmak elbette önemli. Asıl mesele, elde ettiğiniz başarıyı uzun vadede sürdürebilmek. Bunun yolu da sağlık zincirindeki tüm paydaşlarla güçlü ve güvene dayalı bir ekosistem kurmaktan geçiyor.
Bir diğer önemli konu değişime ne kadar hazır olduğunuz. İlaç sektörü; bilimsel gelişmelerin, teknolojinin ve tedavi yaklaşımlarının hızla dönüştüğü bir alan. Sürekli öğrenmek, teknolojiye yatırım yapmak, geleceğin ihtiyaçlarını bugünden görebilmek ve gerektiğinde dönüşüme öncülük edebilmek tüm şirketler için büyük önem taşıyor.
Ar-Ge de VEM İlaç’ın geleceğini şekillendiren en güçlü itici güçlerden biri. Yenilikçilik yaklaşımımızı ve geleceğe uzanan vizyonumuzu besleyen ekosistemin temelinde Ar-Ge yer alıyor. Yenilikçi ve değer katılmış ürünleri pazara sunmayı önceliklendiriyoruz. Gelişmiş laboratuvarlarımız, yüksek teknoloji ekipmanlarımız ve genişleyen uzman kadromuzla yeni ürün geliştirme çalışmalarımızı hızlı ve etkin biçimde yürütebiliyoruz. 2025 sonuçlarına göre Ar-Ge Merkezinde yürütülen proje sayısında tüm sektörler arasında 5. sırada, ilaç sektörü özelinde ise 3. sırada yer alıyoruz.
Tüm bunların arkasındaki en önemli güç ise insan kaynağı. Güçlü stratejiler, onları anlayan, sahiplenen ve sonuca taşıyan yetkin ekiplerle hayata geçiyor. Öğrenen, gelişen ve aynı değerler etrafında birlikte hareket eden insanlar şirketlerin geleceğini şekillendiriyor.
Uzun vadede farkı yaratan unsurun; yenilikçiliği, gelişimi ve dönüşümü odağında tutan, değişime hazırlıklı ve güçlü ekiplerle ilerleyen bir yapı kurabilmek olduğunu düşünüyorum.
4-Bir şirketin büyümesinde insan kaynağının rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? VEM İlaç’ta nasıl bir kurum kültürü ve çalışan deneyimi oluşturmaya çalışıyorsunuz?
VEM genç, dinamik ve hızlı büyüyen bir organizasyon. 2000 yılından bu yana Türkiye’nin potansiyeline, kaynaklarına ve insan gücüne inanarak büyüyor. Benim için de bir şirketin en büyük gücü, arkasındaki insan kaynağıdır. VEM’de bu anlayışı kurum kültürünün merkezine yerleştiriyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada yeni projelerden dönüşüm süreçlerine kadar attığımız her adım çalışanlarımızın katkısıyla şekilleniyor. Büyümemizdeki en kritik unsur, insan kaynağımızın yetkinliği ve adanmışlığı. Kurum kültürümüzde işine sahip çıkmak, güçlü iletişim ve takım çalışması önemli bir yere sahip. Öğrenmeye açık, değişime uyum sağlayabilen ve ortak hedefler etrafında birlikte hareket eden ekiplerin VEM’in geleceğinde önemli bir rol oynadığını düşünüyorum.
Sektörün güçlü oyuncuları arasında daha ileri bir konuma ulaşma hedefiyle ilerlerken, kurum kültürümüzü güçlendirmek, çalışan deneyimini iyileştirmek ve ekiplerimizin gelişimini desteklemek stratejik önceliklerimiz arasında. Çalışanlarımızın sorumluluk alabildikleri, fikirlerini rahatlıkla ifade edebildikleri, katkılarının görüldüğü ve gelişim fırsatlarına erişebildikleri bir çalışma ortamı oluşturmaya gayret ediyoruz.
5-Bugün VEM İlaç’ta kariyer yapmak isteyen bir adayın hangi özelliklere sahip olmasını beklersiniz? İşe alımlarda sizin için bir adayı diğerlerinden ayıran yetkinlikler neler?
Her pozisyonun gerektirdiği teknik bilgi ve deneyim elbette önemli. Bunun yanında öğrenmeye açık, sorumluluk alan, yaptığı işin sonucunu sahiplenen, değişime uyum sağlayabilen ve çözüm üretebilen adaylar bizim için öne çıkıyor.
İletişim becerisi ve takım çalışması da çok önemli. Kendi uzmanlık alanında güçlü olurken farklı ekiplerle ortak hedefler doğrultusunda hareket edebilmek, özellikle büyüyen bir organizasyonda önemli bir yetkinlik.
Bu özellikleri bir arada taşıyan ve kendini sürekli geliştiren insanların VEM’in geleceğinde güçlü bir yer edinebileceğini düşünüyorum.
6-VEM İlaç’ın Türkiye’nin yanı sıra uluslararası pazarlarda da büyüyen bir yapısı bulunuyor. Önümüzdeki döneme ilişkin büyüme hedefleriniz neler? Bu büyümenin yeni kariyer ve istihdam fırsatlarına nasıl yansımasını öngörüyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde hızlı büyümemizin en önemli taşıyıcılarından biri Lüleburgaz Üretim Tesisimiz olacak. Yeni üretim hatlarının devreye girmesiyle üretim kapasitemiz ve ürün portföyümüz genişleyecek, farklı tedavi alanlarında ve uluslararası pazarlarda büyümemizi sürdüreceğiz.
Bu büyüme doğal olarak yeni kariyer ve istihdam fırsatlarını da beraberinde getirecek. Farklı fonksiyonlarda nitelikli insan kaynağına olan ihtiyacımız artacak. Lüleburgaz tesisimizin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte bugün 1.800 olan toplam çalışan sayımızın 4.000’in üzerine çıkmasını öngörüyoruz.
Büyüyen yapımız mevcut çalışanlarımız için yeni sorumluluklar, farklı görevler ve daha görünür kariyer fırsatları yaratırken, organizasyonumuza yeni yetenekler kazandırma ihtiyacını da artırıyor. Bu kapsamda yeni mezun ve genç adayların sektöre kazandırılmasını önemsiyoruz. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz Temel Eğitim programıyla adayları sektöre hazırlıyor, başarılı olanları VEM bünyesine dahil ediyoruz.
7-Çalışanların şirkete bağlılığını sağlamak artık yalnızca ücret ve yan haklarla mümkün değil. VEM İlaç olarak çalışan motivasyonu, gelişimi ve bağlılığını güçlendirmek için nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?
Bizim için amaç, çalışanların VEM’de hem kendilerini geliştirebildikleri hem de şirketin gelişimine katkı sunabildikleri bir çalışma ortamı oluşturmak. Çalışan bağlılığını bütünsel bir çalışan deneyimi olarak ele alıyoruz. Çalışanların kendilerini değerli hissetmeleri, fikirlerinin dikkate alınması, katkılarının görünür olması, gelişimlerini görebilmeleri ve yaptıkları işin şirkete nasıl katkı sağladığını bilmeleri güçlü bir aidiyet yaratıyor. Bu nedenle çalışanlarımızın sürekli öğrenebilecekleri, yeni sorumluluklara hazırlanabilecekleri ve potansiyellerini ortaya koyabilecekleri gelişim fırsatları yaratmayı önemsiyoruz.
8-Kariyer ve gelişim olanakları özellikle genç çalışanların işveren seçiminde önemli kriterlerden biri. VEM İlaç bünyesinde çalışanların kariyer gelişimini nasıl destekliyorsunuz? Şirket içinde yükselme ve farklı rollere geçiş fırsatları sunuyor musunuz?
Kendi içimizden yetişen yeteneklere büyük önem veriyoruz. VEM büyüdükçe çalışanlarımız için de yeni sorumluluk alanları ve farklı kariyer fırsatları oluşuyor. Bu fırsatları mümkün olduğunca firmanın içerisinden değerlendirmeyi önemsiyoruz.
Kariyer gelişimini yalnızca bir üst pozisyona geçmek olarak görmüyoruz. Farklı fonksiyonlarda deneyim kazanmak, yeni sorumluluklar üstlenmek ve kişinin sahip olduğu yetkinlikleri farklı alanlara taşıyabilmek te en az dikey ilerleme kadar değerli.
Her çalışanın kariyer yolculuğu farklı. Bizim yaklaşımımız, insanların güçlü yönlerini ortaya çıkarabilecekleri, potansiyellerini gösterebilecekleri ve VEM’in büyümesiyle birlikte kendi kariyerlerini de geliştirebilecekleri bir ortam yaratmak.
9-İlaç sektöründe nitelikli iş gücüne yönelik ihtiyaç nasıl değişiyor? Önümüzdeki dönemde hangi pozisyonların ve yetkinliklerin daha fazla öne çıkacağını düşünüyorsunuz?
İlaç sektöründe teknik uzmanlık ve güçlü sektör bilgisi önemini koruyor. Bunun yanında inovasyon, veriyi okuyabilmek, teknolojiyi etkin kullanabilmek, farklı disiplinlerle çalışabilmek, güçlü iletişim kurmak ve değişime hızlı uyum sağlayabilmek çok daha önemli hale geliyor.
Özellikle dijitalleşme ve yapay zekânın iş yapış biçimlerimizi hızla dönüştürdüğü bir dönemdeyiz. Teknoloji geliştikçe eleştirel düşünme, problem çözme, muhakeme, yaratıcılık ve iletişim gibi insani yetkinliklerin değeri de artıyor. Teknolojiyi doğru kullanabilen, veriden anlam çıkarabilen ve bunu sağlıklı karar süreçlerine dönüştürebilen profesyonellere olan ihtiyaç artıyor.
VEM açısından baktığımızda ise büyümemize paralel olarak üretim, kalite, Ar-Ge, mühendislik, ruhsatlandırma ve uluslararası pazarlar başta olmak üzere farklı alanlarda nitelikli insan kaynağı ihtiyacımızın artacağını öngörüyoruz.
10-Son olarak, özellikle ilaç sektöründe kariyer hedefleyen gençlere kendi kariyer deneyiminizden yola çıkarak ne tavsiye etmek istersiniz?
Kariyerim boyunca farklı şirketlerde, farklı büyüme ve dönüşüm dönemlerinde görev alma fırsatım oldu. Bu deneyimler bana başarma tutkusunu, öğrenme isteğini ve değişime açık olmayı canlı tutmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Bugünün dünyasında sosyal sorumluluk bilinci yüksek, dünyayı ve değişen dinamikleri doğru okuyabilen, ilgi alanlarını çeşitlendirerek vizyonunu genişleten ve yaratıcı düşünebilen profesyonellerin çok daha güçlü bir şekilde öne çıktığını düşünüyorum.
İşin tanımı ve iş yapış biçimleri hızla değişiyor. İnovasyon, risk yönetimi ve sürdürülebilirlik artık iş dünyasının temel gündemleri arasında. Bu nedenle başarılı bir kariyer için değişimi takip etmenin ötesine geçmek, geleceği öngörebilmek, tasarlayabilmek ve yönetebilmek gerekiyor.
Gençlere öncelikle yaptıkları işi mümkün olduğunca iyi öğrenmelerini, aynı zamanda kendi sorumluluk alanlarının ötesine bakmalarını tavsiye ederim. İçinde bulunduğunuz sektörü, şirketin nasıl çalıştığını ve yaptığınız işin büyük resimde nereye dokunduğunu anlamak zaman içinde çok değerli bir bakış açısı kazandırıyor.
Kariyerin özellikle ilk yıllarında unvandan çok deneyime yatırım yapmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Üstlendiğiniz her yeni sorumluluk, çalıştığınız farklı ekipler ve karşılaştığınız her yeni problem size başka bir yetkinlik kazandırıyor. Bu birikim zaman içinde kariyerinizin en güçlü sermayelerinden biri haline geliyor.
Cesaret, tutku, yaratıcılık, sabır, yenilikçilik ve çözüm odaklılık kariyer yolculuğunda önemli özellikler. Bunların yanında güçlü yönlerinizi ve gelişim alanlarınızı doğru analiz edebilmek, hangi alanda değer yaratabileceğinizi görmenize ve geleceğinizi daha bilinçli biçimde şekillendirmenize yardımcı oluyor.
Siz de aklınızdaki soruları sorabilir, konuyla ilgili fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu haber için yorum bulunmamaktadır.
eleman.net'te her gün yüzlerce yeni iş ilanı yayınlanıyor. Hayalindeki işe başlamak için özgeçmiş oluştur ve sana en uygun ilanlara başvur.
Hemen Özgeçmiş Oluştur