İşyerlerinde çalışanların sağlık gözetiminin yapılması, iş sağlığı ve güvenliğinin önemli yükümlülüklerinden biri. İşe giriş muayenelerinin yanı sıra çalışanların belirli aralıklarla periyodik sağlık muayenesinden geçirilmesi gerekiyor. Üstelik 1 Ocak 2025 itibarıyla 50'den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri de işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğünün kapsamına girdi. Peki çalışanlara sağlık taraması yaptırmak zorunlu mu, kaç çalışanı olan işyerlerinde uygulanıyor ve yaptırmamanın 2026 cezası ne kadar?
Çalışan sağlığı yalnızca iş kazalarının önlenmesi açısından değil, yapılan işin çalışanın sağlık durumuna uygun olup olmadığının belirlenmesi ve meslek hastalıklarının mümkün olduğunca erken tespit edilmesi açısından da önem taşıyor.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenlerin çalışanlarının sağlık gözetimini sağlaması gerekiyor. Sağlık muayenelerinin kapsamı ise işyerinin tehlike sınıfına, çalışanın yaptığı işe, maruz kaldığı risklere ve kişisel özelliklerine göre değişebiliyor.

İşverenin çalışanların işle bağlantılı sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlaması gerekiyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da 6331 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemeler kapsamında çalışanların işe giriş muayeneleri yapılmadan işe başlatılamayacağını, çalışmakta olanların ise periyodik muayenelerinin yapılması gerektiğini belirtiyor.
Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta bulunan işlerde çalışacak kişiler, yapacakları işe uygun olduklarını gösteren sağlık raporu olmadan işe başlatılamıyor.
Sağlık gözetimi yalnızca işe ilk girişte gerçekleştirilen bir işlem de değil. Çalışanın yaptığı işe ve işyerindeki risklere göre belirli dönemlerde tekrarlanması gerekiyor.
İşyeri sağlık taramalarının temel amacı çalışanın sağlık durumunun yaptığı işe uygunluğunu takip etmek ve çalışma ortamından kaynaklanabilecek sağlık risklerini mümkün olduğunca erken belirlemektir.
Sağlık gözetimi sayesinde;
Çalışanın yapacağı işe sağlık açısından uygunluğu değerlendirilebilir,
İşyerindeki risklerin çalışan üzerindeki olası etkileri takip edilebilir,
Meslek hastalıklarının erken belirtileri tespit edilebilir,
Belirli risklere maruz kalan çalışanların sağlık durumu izlenebilir,
Özel sağlık gözetimi gerektiren çalışanlar belirlenebilir,
Çalışanın sağlık durumuna uygun bir görevde çalıştırılması sağlanabilir.
Bu nedenle sağlık taraması yalnızca işverenin yerine getirmesi gereken bir prosedür olarak değil, koruyucu iş sağlığı uygulamalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bu konuda işverenlerin dikkat etmesi gereken önemli bir değişiklik bulunuyor.
Geçmişte özellikle 50'den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri için bazı iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin yürürlük tarihi ertelenmişti.
Ancak bu erteleme sona erdi.
1 Ocak 2025 itibarıyla kamu kurumları ile 50'den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri de 6331 sayılı Kanun'un işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanına ilişkin yükümlülüklerinin kapsamına girdi.
Dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği açısından artık yalnızca "50 ve üzeri çalışanı bulunan şirketler zorunlu" şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değil.
İşyerinin çalışan sayısının yanı sıra tehlike sınıfı ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirilmeli.
Çalışan sayısıyla ilgili bir başka önemli düzenleme ise "diğer sağlık personeli" konusunda bulunuyor.
10 ve daha fazla çalışanı bulunan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirilmesi gerekiyor.
Ancak işyerinde tam süreli işyeri hekimi görevlendirilmişse ayrıca diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğu bulunmuyor.
Dolayısıyla "10 çalışan" veya "50 çalışan" sınırlarını doğrudan sağlık taramasının zorunlu olup olmadığını belirleyen genel eşikler olarak değerlendirmemek gerekiyor.
Az tehlikeli sınıfta bulunan ve 50'den az çalışanı olan işyerleri için de işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlükte.
İşveren gerekli şartları sağlayarak bazı İSG hizmetlerini kendisi yürütebilse de işe giriş ve periyodik sağlık muayeneleri ile tetkikler bunun dışında tutuluyor.
50'den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinde sağlık raporlarının kamu sağlık hizmeti sunucularından veya aile hekimlerinden alınabilmesine ilişkin imkân da bulunuyor.
Çalışanların periyodik sağlık muayenelerinin sıklığında işyerinin tehlike sınıfı belirleyici oluyor.
Genel periyotlar şöyle:
| İşyerinin Tehlike Sınıfı | Periyodik Muayene |
|---|---|
| Az tehlikeli | En geç 5 yılda bir |
| Tehlikeli | En geç 3 yılda bir |
| Çok tehlikeli | En geç yılda bir |
Ancak bunlar her durumda beklenmesi gereken sabit süreler değil.
İşyeri hekimi; çalışanın kişisel özelliklerini, işyerindeki riskleri, çalışma ortamını ve yapılan işi değerlendirerek sağlık muayenesinin daha kısa aralıklarla gerçekleştirilmesine karar verebilir.
Özel politika gerektiren bazı çalışan gruplarında da daha sık sağlık gözetimi gerekebilir.
Sağlık gözetimi yalnızca işe giriş ve rutin periyodik kontrollerden ibaret değil.
6331 sayılı Kanun kapsamında çalışanların sağlık gözetiminin;
İşe girişlerinde,
İş değişikliğinde,
İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmaların ardından işe dönüşlerinde talep etmeleri halinde,
İşin devamı süresince işin ve işyerinin niteliğine göre belirlenen düzenli aralıklarla
sağlanması gerekiyor.
Her çalışana aynı testlerin uygulanması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmuyor.
Yapılması gereken tetkiklerin belirlenmesinde çalışanın yaptığı iş ve maruz kaldığı riskler dikkate alınıyor.
İşyeri hekimi, risk değerlendirmesi ve çalışma ortamının özelliklerine göre gerekli muayene ve tetkiklere karar veriyor.
Uygulamada yapılan işin niteliğine göre;
Kan ve laboratuvar tetkikleri,
Akciğer grafisi,
İşitme testi (odyometri),
Solunum fonksiyon testi,
Göz muayenesi,
Fizyolojik ölçümler
gibi farklı kontroller gündeme gelebiliyor.
Ancak bu testlerin tamamının her çalışana ve her işyerinde zorunlu olduğu şeklinde değerlendirme yapılmamalı. Sağlık gözetiminin kapsamı işyerindeki risklere göre belirleniyor.
6331 sayılı Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları esas olarak işyeri hekiminden alınıyor.
İşyeri hekimi, çalışanların işe giriş ve periyodik sağlık muayenelerini gerçekleştiriyor ve gerekli tetkiklerin sonuçlarını değerlendirerek çalışanın yapacağı işe sağlık açısından uygunluğunu takip ediyor.
İşverenler gerekli İSG hizmetlerini kendi bünyelerindeki yetkili kişiler aracılığıyla sağlayabilecekleri gibi mevzuatta öngörülen şartlarla Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinden (OSGB) veya ilgili hizmet sunucularından da hizmet alabiliyor.
Sağlık gözetiminin maliyeti işveren tarafından karşılanıyor.
6331 sayılı Kanun kapsamında sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetim nedeniyle ortaya çıkan ek maliyetler çalışana yansıtılamıyor.
Dolayısıyla işverenin zorunlu sağlık gözetiminin ücretini çalışandan istemesi söz konusu değil.
İşverenlerin özellikle dikkat etmesi gereken noktalardan biri idari para cezası.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2026 yılına ilişkin yayımladığı bilgilere göre, 6331 sayılı Kanun'un sağlık gözetimine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenlere;
sağlık gözetimine tabi tutulmayan her çalışan için 22.194 TL idari para cezası uygulanabiliyor.
Burada önemli ayrıntı cezanın çalışan başına uygulanmas
Siz de aklınızdaki soruları sorabilir, konuyla ilgili fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu haber için yorum bulunmamaktadır.
eleman.net'te her gün yüzlerce yeni iş ilanı yayınlanıyor. Hayalindeki işe başlamak için özgeçmiş oluştur ve sana en uygun ilanlara başvur.
Hemen Özgeçmiş Oluştur